Balayı için ideal adreslerden Seyşel adalarında Hilton’un işletmesini alarak revize ettiği eski adıyla Northolme Resort gerek konumu gerekse servisi ile çok özel bir yere sahip. Dünyanın en küçük Hilton’u 120 çalışanı ile sadece 80 konuğa hizmet veriyor. Böylesine özel bir yerde, üstün bir hizmet anlayışının da olması oteli tamamen çok farklı bir konuma taşıyor. Bunun Hilton da farkında ve yaklaşık 3600 Hilton oteli arasında bu tesisin de içinde bulunduğu 80 oteli WorldWideResorts adı ile ayrı bir klasmanda pazarlıyor. Ülkemizde ise Dalaman Hilton ve geçtiğimiz sene tamamen tadilattan geçen Bodrum Hilton (Eski Adı ile İber Princess Hotel) aynı vitrinde yer alıyor.
Seyşellerin başkenti Victoria’nın da bulunduğu yaklaşık 80 bin kişinin yaşadığı Mahe adasında bulunan otel, hava limanına 20 dakika mesafede. Misafirlerini hava limanında karşılama hizmeti verilen otele, taksi ile de rahatça ulaşılabilir. Uzun süre Fransız ve İngiliz sömürgesi olan adada hemen hemen herkesin Fransızca ve İngilizce konuşabildiğini söylersek, sanırım seyahat severler bir çok konuda rahatlamış olurlar.
Otele gelecek olursak, genelde otellerin internet sitelerindeki fotoğrafları çok görkemli iken, konuklar otele geldiklerinde bazı konularda hayal kırıklığına uğrarlar. Burada ise tam tersi bir durum söz konusu. Otel web sayfasındaki görüntülerden daha güzel ve sıcak.
Otelden Görünüm & Hint okyanusu
Bir turizm ülkesi olarak Türkiye’de hala daha rastlayamadığımız, sadece villalardan oluşan konseptteki otelde oceanfront / hillside olmak üzere 2 tip villa bulunuyor. Ayrıca James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming’e ithafen hazırlanan bir de suit var. Odaların içi tamamen ahşap ile döşenmiş ve adanın tropik & egzotik havası kullanılan mobilya ve aksesuar kombinasyonu ile tamamlanmış. 90m2’lik kullanım alanına yine ahşaptan imal edilmiş teras da dahil. Villaların doğaya en az zarar verecek şekilde yükseltilmiş çelik konstrüksiyon üstüne ahşaptan yapılmış olması da ayrıca takdirimizi topladı. Odaların birbiri ile etkileşiminin minimumda tutulacak şekilde tasarlanmış olması da kişisel gizlilik konusunda rahatlık sağlıyor.
Oda & Teras
Hilton artık klasikleşmiş kahvaltısını burada da misafirlerine sunuyor, tabi arka planda bu sefer İzmir körfezi ya da İstanbul boğazı yerine Hint Okyanusu var. Akşam yemeklerinde de farklı mutfakların tematik olarak ele alındığı bir strateji benimsenmiş. Ortadoğu gecesinde Türk mutfağından bizim de duymadığımız “Kavun Salatası” gibi yoğurt-kavun karışımı ve üzerinde Türkçe etiketli yemeklerin olması açıkçası bizi de şaşırttı. Yemeklerin lezzeti konusunda en çok aklımızda kalan tabiki okyanus lokumları… Job Fish, Red Snapper (bir tür fangiri&trança), karides kesinlikle çok lezzetli, ayrıca burada yenilen ananas ne yazık ki ülkemizde bulabileceğimiz lezzette ve sululukta değil. Bambaşka…
Restoranın bulunduğu teras
Otelin meşhur Baie Beau Vallon sahilinde kendine özel 3 farklı plajı bulunuyor. Bu plajlarda kayalıkların olması, özellikle su altı zenginliği açısından inanılmaz bir çeşitlilik sunuyor. Şnorkel ile yapılan kısa bir turda 30’dan fazla tür tropik balığı görmek ve büyük bir keyifle izlemek mümkün. Su altında fotoğraf çekebilen bir kamera ise bu plajdaki en önemli aktivitenin olmazsa olmazı. Med cezir ile suyun yüksekliği gün içinde yaklaşık 1m değiştiğini de belirtelim, yani kıyıda eşyanızı bırakmayın.
Plajlar
Son olarak otelin floral olarak da peyzaj zenginliği yaratma konusunda büyük özen gösterdiğini söylenebilir. Botanik bahçesi gibi etkileyici ve nadir bulunan bitkiler ile donatılmış bahçesi de özellikle ilgimizi çekti.
Otelde Duniye SPA’nın işletmesindeki SPA’da egzotik bir masaj, gps senkronlu bir teleskop ile fizik doktoru sunumundaki yıldız gözlemi, Ian Flemming kütüphanesi şnorkel ve kano dışındaki diğer aktivite seçenekleri. Ocean View Bar’da akşamları canlı caz dinletileri ise yudumlanan tropik kokteyller eşliğinde ve okyanus melteminin hafif esintisi ile keyfi doruklara çıkarıyor.
Şahsi fikrim, bu konseptteki otellerin aktivite konusunda misafirlerini boğan bir girişimde bulunmamalarının kafa dinleme açısından çok olumlu bir etki yarattığı. Bu otelde kalabalık yok, gürültü yok, çocuklar da yok. Çocuk sevmeyen birisi olduğum kanısına varılmasını istemem ancak, ülkemizde artık büyük otellerde bile adult havuz, plaj ve restoranlar ayrılmaya başlandı.
Özellikle balayı çiftlerinin tercih ettiği otel, bahsettiğim ya da bahsetmeyi atladığım bir çok özelliği ile eşsiz. Üstelik tatilin bir kısmında misafirler isterler ise Siluette adasındaki Hilton Labriz’de de kalabiliyorlar. Kısacası; kaldığımız süre boyunca yaşadığımız deneyimler ve edindiğimiz izlenimler sebebi ile bir dahaki Seyşel seyahatimizde başka otel denemeyi riske etmeden ve tekrar aynı otelde konaklamak tercih edilir.
Genel değerlendirmenin ardından geldik puanlamaya,
- Lokasyon 10/10
- Servis 10/10
- Yiyecek&İçecekler 8/10
- Dizayn 9/10
- Aktiviteler 7/10
- Odalar 9/10
- Hijyen 9/10
- Gizlilik 9/10
- Havuz 9/10
- Plaj 10/10
- SPA 8/10
- Ulaşım 9/10
- Güvenlik 8/10
- Doğaya Duyarlılık 9/10
- Fiyat Kalite İndeksi 9/10
MuratÖzgürDoğan