25 Mayıs 2012 Cuma

Marmaris / Boncuk Koyu

Bu sefer Marmaris Çamlı Köyü devamındaki Boncuk Koyundayız.


Nasıl Gidilir?

Google Maps'ten de görülebileceği üzere Muğla Marmaris yolunun 41. km'sinden "Sedir Adası" tabelasını takip ediyoruz ve Çamlı Köyüne geliyoruz. Burada konaklayabiliriz zira bundan da bahsedeceğim ancak önce koya ulaşalım. Çamlı köyünün devamında asfalt yolu takip ediyoruz ve Çamlı iskelesini geçtikten sonra toplamda Muğla'dan 52 km yol katederek Boncuk koyuna geliyoruz. Yolda zaten Boncuk Camping tabelaları olacak. Oradan da takip edebiliriz.

Bu koyun en önemli özelliği, peşinen söyleyemeliyim, kum köpek balıklarının doğal üreme alanları olması ve koruma altında bulunması. Korkacak bir şey olmadığı konusunda uyarılsak da dikkatli olmakta fayda var. Üreme dönemindeki hayvanların sakin kalmasını beklemeyiz...





Sahil'den Görünüm

Gökova körfezinde bulunan koyda, suyun körfezdeki diğer koylara göre daha sıcak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Koy adını minik çakılların suyun içinde boncuk gibi görünmesinden aldığı iddia ediliyor. Yani su çok berrak. Su altı görüş mesafesi 15-20 metreyi buluyor. Özellikle şnorkel ile dalış yapanlar için bir çok balık çeşidinin bulunuyor olması da iyi bir gözlem fırsatı sunuyor...

Sahildeki Minik Çakıl Taşları



Su Altı Görünümü


Kısacası, Sedir Adası'ndan sonra Gökova körfezindeki en güzel sahile sahip Boncuk Koyu. Şimdiye kadar hiç bir saldırı girişiminde bulunmayan kum köpek balıkları sebebi ile sahilin çok da kalabalık olmaması bence diğer avantajı. Binek aracınız ile rahatça asfalt ile ulaşıp, cüzi bir ücret karşılığı sahile giriş yapabiliyorsunuz. Duş, cafe, elektrik imkanları mevcut. En yakın kalacak yer Çamlı köyü içindeki butik otel ve pansiyonlar. Turkcell de Boncuk gibi çekiyor :)



Umuyoruz ki kum köpek balıkları ile birlikte bu doğal güzellikler uzun süreler korunarak gelecek nesillere temiz ve doğal bir şekilde miras kalır.

MuratÖzgürDoğan

Bu Sefer Bali'deyiz...


Bali son zamanların popüler tatil mekanı. Sadece tropik bir tatil vaad etmiyor Bali. Daha çok egzotik yöndeki hevesini gidermek isteyen seyahat severlerin uğrak yeri. İçsel yolculuğa olanak tanıyacak huzur ortamı da cabası.
Ubud, Bali’nin iç kısmında ormanların arasında kalan bir yerleşim. Ubud Hanging Gardens da işte tam bu bölgede konuklarına bambaşka deneyimler vaad eden bir tesis. Özellikle görkemli ormana doğru uzanan iki katlı sonsuzluk havuzu eşsiz.
Birçoğumuz tatilde havanın kapalı olmasını istemez. Özellikle yağışlı hava kabus olur. Sizi bilmem ama ben bu seferlik bu tercihimde bir değişiklik yapacağım. Seyahat planımı tam muson mevsiminde yapıp, ormana düşen yağmur damlalarını dinlerken bu efsanevi havuzda bulunmak ölmeden önce yapılacaklar listeme eklendi bile. 
Fiyatlar ise böyle bir tesis için uygun sayılabilecek düzeyde. Ulaşım için Doha aktarmalı Qatar havayollarının İstanbul-Bali uçuşu tercih edilebilir. 
Ben odamı seçtim bile :)

Stockholm


Egzotik tatiller, kum, deniz tek rotamız olacak değil ya, bu sefer rotamızı Avrupa’ya çeviriyoruz. İsveç Avrupa’da gitmeyi isteyeceğimiz ilk ülke değil, bunu kabul edelim. Ancak yine de bir gün buraya yolumuzun düşme ihtimalini de göz ardı etmemek lazım.
Stockholm’de mimimalist ve sadeliğin ön planda olduğu Nobis Hotel, ferah ve aydınlık ortak alanları ile konuklarına şehrin tam merkezinde nefes alma fırsatı sağlayan modern bir şehir oteli.
Açıkçası tasarımcıların İsveç’in soğuk ikliminde ahşap ağırlıklı iç dizayn ile daha sıcak bir ortam sağlamak yerine, açık renk ağırlıklı ve geniş hacim tercihleri ile ortak alanları ısıtma fikrine soğuk kalmaya devam etmelerine çok da anlam veremiyorum. Ancak otelin ortaya koyduğu modern çizgi de cazip geliyor. Kungsträdgården bölgesinde ve birçok merkeze yürüme mesafesinde olması da başka bir avantaj.
Ahşap kullanımının yoğun olduğu the Nobis suitte kalmayı tecih ederek, İsveç’in soğuğundan sıcak bir ortama sığınmak isteyenlerin gecelik 2800 euroyu gözden çıkarması gerekiyor. Standart bir oda için ise bu rakam 215 euroya kadar düşüyor.
Otelin restaurant & bar olarak kullanılan “lounge” kısmından başka bir görüntü
otel web sitesi: http://www.nobishotel.se/

Singapore



Pop art Andy Warhol’un ardından daha da popülerleşen bir olgu olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bu akımdan etkilenen otel olmaz mı? Tabi ki olur, Singapore’dayız…
Wanderlust Hotel 4 farklı tasarımcının elinden çıkan 4 farklı temada oluşturulmuş 29 odası ile hizmet veriyor. Pop art, origami ve neon lambaları bu otelin odalarında kombine edilen ana unsurlar.
Siz aşağıdaki aksesuarların neon lambaları ile highlight edildiği odanın sade ve renksiz olduğuna bakmayın, otelin geneline bu odanın aksine göz alıcı bir renk cümbüşü hakim.

Otelin restaurantı Fransız mutfağından oluşturulan menüsü ile konuklarını ağırlarken restaurantta samimi bir ortam da sunulmuş. Sir Winston Tea’de kullanılan sandalyeler tanıdık geldi mi?
Şehir merkezinde bulunan Wanderlust Hotel’de gecelik konaklamanın fiyatı 120 ile 200 euro arasında değişiyor.
Otel web sitesi: http://wanderlusthotel.com/

24 Mayıs 2012 Perşembe

Hilton Seychelles Northolme Resort & Spa

Balayı için ideal adreslerden Seyşel adalarında Hilton’un işletmesini alarak revize ettiği eski adıyla Northolme Resort gerek konumu gerekse servisi ile çok özel bir yere sahip. Dünyanın en küçük Hilton’u 120 çalışanı ile sadece 80 konuğa hizmet veriyor. Böylesine özel bir yerde, üstün bir hizmet anlayışının da olması oteli tamamen çok farklı bir konuma taşıyor. Bunun Hilton da farkında ve yaklaşık 3600 Hilton oteli arasında bu tesisin de içinde bulunduğu 80 oteli WorldWideResorts adı ile ayrı bir klasmanda pazarlıyor. Ülkemizde ise Dalaman Hilton ve geçtiğimiz sene tamamen tadilattan geçen Bodrum Hilton (Eski Adı ile İber Princess Hotel) aynı vitrinde yer alıyor.



Seyşellerin başkenti Victoria’nın da bulunduğu yaklaşık 80 bin kişinin yaşadığı Mahe adasında bulunan otel, hava limanına 20 dakika mesafede. Misafirlerini hava limanında karşılama hizmeti verilen otele, taksi ile de rahatça ulaşılabilir. Uzun süre Fransız ve İngiliz sömürgesi olan adada hemen hemen herkesin Fransızca ve İngilizce konuşabildiğini söylersek, sanırım seyahat severler bir çok konuda  rahatlamış olurlar.


Otele gelecek olursak, genelde otellerin internet sitelerindeki fotoğrafları çok görkemli iken, konuklar otele geldiklerinde bazı konularda hayal kırıklığına uğrarlar. Burada ise tam tersi bir durum söz konusu. Otel web sayfasındaki görüntülerden daha güzel ve sıcak. 


Otelden Görünüm & Hint okyanusu

Bir turizm ülkesi olarak Türkiye’de hala daha rastlayamadığımız, sadece villalardan oluşan konseptteki otelde oceanfront / hillside olmak üzere 2 tip villa bulunuyor. Ayrıca James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming’e ithafen hazırlanan bir de suit var. Odaların içi tamamen ahşap ile döşenmiş ve adanın tropik & egzotik havası kullanılan mobilya ve aksesuar kombinasyonu ile tamamlanmış. 90m2’lik kullanım alanına yine ahşaptan imal edilmiş teras da dahil. Villaların doğaya en az zarar verecek şekilde yükseltilmiş çelik konstrüksiyon üstüne ahşaptan yapılmış olması da ayrıca takdirimizi topladı. Odaların birbiri ile etkileşiminin minimumda tutulacak şekilde tasarlanmış olması da kişisel gizlilik konusunda rahatlık sağlıyor.



Oda & Teras

Hilton artık klasikleşmiş kahvaltısını burada da misafirlerine sunuyor, tabi arka planda bu sefer İzmir körfezi ya da İstanbul boğazı yerine Hint Okyanusu var. Akşam yemeklerinde de farklı mutfakların tematik olarak ele alındığı bir strateji benimsenmiş. Ortadoğu gecesinde Türk mutfağından bizim de duymadığımız “Kavun Salatası” gibi yoğurt-kavun karışımı ve üzerinde Türkçe etiketli yemeklerin olması açıkçası bizi de şaşırttı. Yemeklerin lezzeti konusunda en çok aklımızda kalan tabiki okyanus lokumları… Job Fish, Red Snapper (bir tür fangiri&trança), karides kesinlikle çok lezzetli, ayrıca burada yenilen ananas ne yazık ki ülkemizde bulabileceğimiz lezzette ve sululukta değil. Bambaşka…


Restoranın bulunduğu teras


Otelin meşhur Baie Beau Vallon sahilinde kendine özel 3 farklı plajı bulunuyor. Bu plajlarda kayalıkların olması, özellikle su altı zenginliği açısından inanılmaz bir çeşitlilik sunuyor. Şnorkel ile yapılan kısa bir turda 30’dan fazla tür tropik balığı görmek ve büyük bir keyifle izlemek mümkün. Su altında fotoğraf çekebilen bir kamera ise bu plajdaki en önemli aktivitenin olmazsa olmazı. Med cezir ile suyun yüksekliği gün içinde yaklaşık 1m değiştiğini de belirtelim, yani kıyıda eşyanızı bırakmayın.





Plajlar

Son olarak otelin floral olarak da peyzaj zenginliği yaratma konusunda büyük özen gösterdiğini söylenebilir. Botanik bahçesi gibi etkileyici ve nadir bulunan bitkiler ile donatılmış bahçesi de özellikle ilgimizi çekti. 




Otelde Duniye SPA’nın işletmesindeki SPA’da egzotik bir masaj, gps senkronlu bir teleskop ile fizik doktoru sunumundaki yıldız gözlemi, Ian Flemming kütüphanesi şnorkel ve kano dışındaki diğer aktivite seçenekleri. Ocean View Bar’da akşamları canlı caz dinletileri ise yudumlanan tropik kokteyller eşliğinde ve okyanus melteminin hafif esintisi ile keyfi doruklara çıkarıyor.

Şahsi fikrim, bu konseptteki otellerin aktivite konusunda misafirlerini boğan bir girişimde bulunmamalarının kafa dinleme açısından çok olumlu bir etki yarattığı. Bu otelde kalabalık yok, gürültü yok, çocuklar da yok. Çocuk sevmeyen birisi olduğum kanısına varılmasını istemem ancak, ülkemizde artık büyük otellerde bile adult havuz, plaj ve restoranlar ayrılmaya başlandı. 

Özellikle balayı çiftlerinin tercih ettiği otel, bahsettiğim ya da bahsetmeyi atladığım bir çok özelliği ile eşsiz. Üstelik tatilin bir kısmında misafirler isterler ise Siluette adasındaki Hilton Labriz’de de kalabiliyorlar. Kısacası; kaldığımız süre boyunca yaşadığımız deneyimler ve edindiğimiz izlenimler sebebi ile bir dahaki Seyşel seyahatimizde başka otel denemeyi riske etmeden ve tekrar aynı otelde konaklamak tercih edilir.

Genel değerlendirmenin ardından geldik puanlamaya,

  • Lokasyon 10/10
  • Servis 10/10
  • Yiyecek&İçecekler 8/10
  • Dizayn 9/10
  • Aktiviteler 7/10
  • Odalar 9/10
  • Hijyen 9/10
  • Gizlilik 9/10
  • Havuz 9/10
  • Plaj 10/10
  • SPA 8/10
  • Ulaşım 9/10
  • Güvenlik 8/10
  • Doğaya Duyarlılık 9/10
  • Fiyat Kalite İndeksi 9/10
  • Genel 8.9













MuratÖzgürDoğan

Tumblr mı Blogger mı?

Selamlar,

Baktım gördüm ki blog yüksek hit sayısına ulaşmış, ben de tumblr'dan devam ettiğim seyahat notlarımı burada da yayınlamayı uygun gördüm. http://moodd.tumblr.com/ 'daki içeriği burada da paylaşmaya başlıyorum.