Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2012 Pazartesi

Geçen Sezonun Ardından...


2012 yazının çabuk geçtiği konusunda hemfikiriz sanırım... Kısa kısa "en"leri paylaşmak istedim:

Çeşme mi Bodrum mu? Çeşme, çünkü Bodrum gereksiz kalabalık ve gün geçtikçe karakterini yitiriyor, Çeşme ise Ege'ye özgü hatta İzmir'e özgü. Ayrıca evimin önünden Çeşme'ye otoban var ama Bodrum yolu ne yazık ki hala ızdırap verici...

Sezonun yazlık mekanı: Bodrum ve Çeşme haricinde bulunduğumuz Göcek, Kalkan, Dalyan, Akyaka, Didim, Kuşadası arasında ön plana Kalkan çıktı... Renkli gece hayatı, bol alternatifli restaurantları, butikleri, serin ama berrak denizi ile Kalkan bir adım öne çıkarken, hareketten yoksun Göcek geri planda kaldı.

Sezonun oteli: Kalkan Caretta Butik Otel. Manzarası ile Santorini'yi andıran otel bizi çok etkiledi. 12 ve 13 numaralı odaların terasları eşsiz. Bu otel de başlı başına bir yazıyı hak ediyor.



Sezonun sahili: Kalkan ile Kaş arasında Kalkan'a sadece 8km mesafedeki Kaputaş plajı eşsiz güzellikte. 48,5 derecede inip çıkmanız gereken 189 basamak ise gülü seven dikenine katlanır deyişini hatırlatır nitelikte. Ölüdeniz ise kalabalığı ve katlanılmaz sıcağı ile hayal kırıklığı yarattı.



Sezonun aktivitesi: Kesinlikle kiteboard! Akyaka bu konuda dünyanın sayılı noktalarından. Bize de bu kadar yakınken başlayalım dedik ve başladıktan sonra da neden bunca zamandır başlamadığımız konusunda kendimizi sınadık. Göründüğünden hem daha zor hem daha eğlenceli bir spor. Yüksek konsantrasyon gerektirdiği için zihin arındırma konusunda da çok faydalı.



Sezonun balıkçısı: Çeşme'deki Ferdi Baba'yı sollayacak yeni favorim Sait. Bodrum Yalıkavak'ta bir lezzet deryası Sait. Zengin balık çeşitlerinin yanı sıra deniz kabuklularında da çok iddialı. Bunun ile ilgili özel bir yazı yazmayı düşündüğüm için şimdilik bu bölümü kısa geçeceğim. Ama tiger karidesler inanılmaz...

Sezonun eğlencesi: Çeşme'de yaptığımız ev partisi. Hem içeriği, hem katılımı, hem alkol dozajı, hem 90'lar teması hem de Çiftlikköy esintisi ile muhteşemdi. Ne yazık ki bize özel olduğu için tekrarı da yok.

Sezonun hayal kırıklığı: Kesinlikle Zaz Konseri... Fransızca bilmememizin etkisi olduğunu düşünsek de, Fransızca bilen arkadaşlarımızın da bize katılıyor olması, bu tezi çabuk çürüttü. Zaz enerjisini seyirciye genel olarak yansıtamadı (@Babylon Aya Yorgi, Çeşme)

Sezonun içkisi: Tropik havası ile yaza serinlik katan Malibu-Anans.

Sezonun gece klübü: Kesinlikle Bodrum Marina Yacht Club... Fatih Erkoç, Zeynep Casalini gibi canlı performanslar ile de çok iyi bir dinleti mekanı olduğunu da ayrıca belirteyim. 

En iyi marina: Gece hareketliliği ile Çeşme Marina, performans mekanı ile Milta Bodrum Marina, tekne çeşitliliği ile Göcek Marina, lüks tüketime yönelik nokta atış mekanları ile Bodrum Yalıkavak Pal Marina, doğal güzelliği ile Marmaris Orhaniye Martı Marina öne çıktı. İzmir Levent Marina ise yazın son keşfi oldu. 

En iyi yelkenli: 2012'nin en iyi yelkenlisi seçilen Vertigo'nun kardeşi Mondango... eşsiz bir süper yelkenli.... 56m'lik su boyu ile dev bir jilet...



En iyi motorboat: Çeşme Aya Yorgi koyu açıklarında görüp fotoğrafını çekmeye fırsat bulamadığım tekne yerine fotoğrafını çekebildiğim mansiyon ödüllü tekneyi paylaşayım. O bir Magellano, by Azimut.


2013'ün daha uzunmuş hissi veren bir yaz getirmesi dileğiyle... :)

3 Eylül 2012 Pazartesi

LVZZ Hotel / Bodrum


Bodrum yazın çekilmez. Kalabalığı, gürültüsü, sıcağı... Hayır, aksine Bodrum'u tanımak gerekir. Hakkını yemeyelim; Bodrum'un kaçış noktalarından biri, LVZZ Hotel'den başlayalım.
Gereksiz kalabalıktan kurtulalım diyenler için, tam da Bodrum'un göbeğinde, kapı aralığından kaçarmışcasına sığınabileceğiniz, 17 odalı bir butik otel LVZZ Hotel. Kendi tanımlarıyla otel, rezidans, spa & fitness merkezi ve tabi ki bar içeren bir şehir kulübü olma iddiasında.

 

İnşaatın bitişi aşamasında, açılışa yaklaşmanın tatlı bir heyecanı içindeki yatırımcı Sinan Bey ve işletmeci Mümtaz Bey tarafından ufak bir toplantı sebebi ile davet edildiğim LVZZ Hotel'de bu hafta sonu kalma fırsatım oldu. Açıkçası son dakika kararı da denilebilir. Plansız bir hafta sonunu, son anda kurtaran bir gelişmeydi. "LVZZ Hotel'de yer varsa kalalım" cümlesi dökülüverdi ağzımdan. 

Geniş ortak alanlar, büyük bir kapalı havuz ve fitness salonu, jazz barı ile kendi kendisine fazlasıyla yeten LVZZ Hotel'in dekorasyonunda yatçılık ve yelkencilik temasından nadide parçalar kullanılmış. Aynı zamanda otelde bir sanat galerisinin bulunduğunu ve Aegean Yacht firmasına ait yatlar ile ilgili bilgi alabileceğiniz butik danışma hizmeti olduğunu da ekleyelim.


LVZZ adının da Hıncal Uluç'un yazısından öğrendiğim kadarıyla şöyle bir hikayesi var:

".... Adını unutmadım.. Sona sakladım.. 
"Nerde kalıyorsun" diyen dostlara "Lavazza var ya.. Kahve.. Onun sesli harflerini atın. Kalan yerde kalıyorum.." 
"LVZZ" koymuş Sinan otelin adını.. 
"Bu ne" dedim.. 
"Ağbi Luvzz" dedi.. "Yalnız U harfini Bulgari'nin U'su gibi yazdık.."
Peki Luvzz ne?.. "Loves" var ya.. Sevmek fiilinin üçüncü tekil şahıs hali.. Onun twitter usulü kısa yazımı..
Yani "She loves you ye ye ye" yi bugünkü gençler "She luvzz u" diye yazıyorlar ya hani.. Öyle.."
Uluç, Hıncal. Sabah Gazetesi. 2011/07/09.




Odalarda ferahlık ve sadelik teması ön planda tutulurken, Fransız balkonlar ile iç mekanda gün ışığından maksimum derecede faydalanılmış. Her odada mini spa titizliğinde hazırlanmış banyolar da gün sonunda yorgunluk atmak isteyenler için güzel bir son adres niteliğinde.
Romantizm ise dışarıda. Özellikle akşam vakti, havuz başında Bodrum kalesi ve körfezine karşı jazz tınılarıyla içkinizi yudumlarken Bodrum'un aslında çok da kalabalık ve gürültülü bir yer olmadığı konusunda bana hak vereceksiniz.




*Görseller otel web sitesinden alınmıştır.